- 02 Haziran 2026, 11:43
Çocuk ve Yaratıcılık
Sevgili Velilerimiz,
Yaratıcılık, eğitim ve psikoloji içerisinde son zamanlarda özellikle yer alan en popüler konulardan biridir. Yaratıcılık, bilim adamlarına göre zekanın önemli bir boyutudur; kişiliğinin aynasıdır, önemli bir yetenektir, ruhsal bir ihtiyaç, bir doyumdur. Yaratıcılık sanki her şeyden bir parçadır. Piaget’in ifadesiyle ‘’yaratıcılık her şeye dokunur.’’
Uzmanlara göre yetişkinlerin belirli tutumları çocuklarda yaratıcılığın açığa çıkarılmasında ya da engellenmesinde belirleyici olabilmektedir. Birçok çocuk gelişim teorisine göre küçük çocuklar doğal bir hayal kurma, gözlemleme, denemelerde bulunma, fiziksel ve kavramsal çevreyi keşfetme eğilimindedirler; yani oldukça yaratıcıdırlar. Ancak bu yaratıcılık daha ilerdeki çocukluk evrelerinde ve yetişkinlik döneminde azalır. Ergenlik döneminde ise tekrar yükselir.
Yaratıcılık özel bir problem çözme şeklidir. Yaratıcılık, düşüncede esneklik ve uyum sağlama yetisi gerektirir. Ayrıca yaratıcılığın zekadan ya da yetenekten farklı ve bağımsız olduğunu bilmeliyiz. Çok zeki bir çocuk yüksek düzeyde bir yaratıcılığa sahip olmayabilir. Yetenek ise belirli bir konuda sahip olunana teknik bilgidir. Aynı şekilde muhteşem bir tekniğe sahip bir sanatçı da yaratıcı olmayabilir. Ayrıca yaratıcılığın sadece müzik, sanat ya da edebiyatta olmadığı, fen bilimlerinde, sosyal çalışmalarda ve eğitimde de uygulanabileceği akıl da tutulmalıdır.
Çocuklar için yaratıcılığın önemi sonuçta değil süreçte olmalıdır. Yetişkinlerin çocuklardan gelen düşünceleri yargılamadan kabul etmeleri çocukların yeni düşünceler üretmesine yardımcı olacaktır. Yaratıcılık konusundaki tartışmaların odak noktasını anne- baba ve öğretmen tutumları oluşturmaktır. Bazı tutumlar çocuktaki yaratıcı düşünceleri, davranışları olumlu etkilerken bazılarının ise olumsuz etkilediği vurgulanmaktadır. Çocuklarda yaratıcılığı olumlu ve olumsuz yönde destekleyen anne- baba tutumları şöyle özetleyebiliriz:
YARATICILIĞI OLUMLU YÖNDE ETKİLEYEN YETİŞKİN TUTUMLARI:
- Çocukları birey olarak kabul etme ve onların özel ilgi, yetenek ve diğer özelliklerini objektif ve doğru olarak tanıma.
- Onları özgür olmaya özendirme.
- Çocuklara rahatça keşif yapabilecekleri, engeller ile karşılaşmadan oynayabilecekleri bir ortam hazırlama; böyle bir ortamda yetişkinler çocukların risk alabilme, hata yapabilme, özgün olabilmelerinde teşvik edici olmalıdır.
- Çocuklardan gelen olağandışı düşüncelere açık olma, onların aykırı düşüncelerini yargılamama, çabalarına saygı duyma, kendi düşüncelerinin sonuçları ile yüzleşebilmeleri için onlara özgürlük ve sorumluluk kazandırma.
- Çocukların farklı düşüncelere, kültürlere, geleneklere ve deneyimlere sahip kişiler ile görüşmelerine olanak sağlama; bu, onlara bir konuda daha farklı düşünceler olabileceğini öğretecektir.
- Çocuklara tüm olasılıkları araştırabildikleri zamanı sağlama; Yaratıcılık saat izlemez. Çocuklar belirli bir zaman dilimi ile sınırlandırılmadan, aceleye gelmeden çalışabilmelidirler. Önemli olan unsur asla hız olmamalıdır.
- Sonuçtan çok sürece önem verme; Çocuğun yaratıcı süreçten zevk alması çok önemlidir. Beklenen bir sonuç doğrultusunda hareket etmesi beklenen çocuklar yaratıcı düşünce için çok önemli olan rahatlık ve spontan hareket etme yetisini kaybederler.
- Çocuklar herhangi bir ödül ve değerlendirme beklemeden ya da izlendiklerini bilmeden hareket ederlerse daha yaratıcı olabilirler.
- Çocuklar eğer kullanacakları materyalleri kendileri seçer, organize eder, gruplar ise daha üretken bir şekilde kullanabilirler.
YARATICILIĞI OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN YETİŞKİN TUTUMLARI:
- Tutarsız ve güvensiz olma.
- Aşırı eleştirici, alaycı tutum.
- Duygusal olarak heyecanlardan yoksun olma.
- Aşırı kuralcı ve otoriter tutum.
- Öğretim metotlarını kullanmada klasik metotlara, kalıplaşmış bilgilere aşırı bağlılık, ezberciliği teşvik eden, esnek olmayan tutum.
- Kız ve erkeklere farklı eğitim.
- Materyallerle oynamaya, onları araştırmaya izin vermeme.
- Çocukların fantezilerine değer vermeme.
- Bir iş sonunda elde edilen ürünlerin çocuğun bir işi yaparken gösterdiği efor ve izlediği süreçten daha değerli sayılması.
YARATICILIĞI GELİŞTİRMEK AMACI İLE ÇOCUKLARLA YAPILABİLECEK ÇALIŞMALAR İÇİN BİRKAÇ ÖRNEK;
- Çocuklara hangi şeyleri ne şekilde değiştirirlerse daha iyi olacağını sorabilirsiniz. Örneğin; ‘’ne daha tatlı olsaydı daha lezzetli olurdu?’’ ya da ‘’ne daha hızlı ya da yavaş olsaydı daha eğlenceli olurdu?’’ gibi sorular sorulabilir.
- ‘’Eğer’’ ile başlayan sorular sorabilirsiniz. Örneğin, ‘’Eğer tüm arabalar yok olsaydı ne olurdu?’’ ya da ‘’Eğer herkes aynı giysileri giyseydi ne olurdu?’’ gibi.
- Objelerin kaç değişik şekilde kullanılabileceği ile ilgili sorular sorabilirsiniz.
- Çocuklar kitaplarda gördükleri resimlerden kendi hikayelerini yazabilirler.
- Evdeki materyal ve eşyaların bilinen işlevleri dışında başka nerelerde / nasıl kullanılacağı sorulabilir.
- Doğal ortamlarda ‘’Başka…?’’ sorularını kullanma: Başka sözcüğü yeni ve orijinal fikirlerin üretilmesi için anahtar sözcüktür.
- Yaratıcılığı destekleyici soru örneklerine birkaç örnek:
- Eğer kaşığımız olmasaydı çorbamızı nasıl içerdik?
- Kendine özel bir pizza yapsan üzerine neler koyardın?
- Elektrik icat edilmemiş olsaydı Dünya şimdi nasıl olurdu?
- Bu kabı atmak istemiyoruz, acaba başka hangi işlerde kullanabiliriz?
- Hayvanlarda bizim gibi konuşsalardı Dünya nasıl olurdu?
- Bu hikâye sence nasıl bitecek?
Yaratıcılık, çocukların dünyayı keşfetme, sorunlara farklı açılardan bakma ve kendilerini özgürce ifade etme becerilerinin temel taşlarından biridir. Çocuklarımızın meraklarını destekleyerek, sorular sormalarına fırsat vererek ve fikirlerini değerli hissettirerek onların yaratıcı potansiyellerini geliştirmelerine katkı sağlayabiliriz. Unutmayalım ki yaratıcılık, ortaya çıkan üründen çok keşfetme ve deneme sürecinde filizlenir. Evde ve okulda çocuklarımıza güvenli, destekleyici ve özgür ortamlar sunarak onların hayal güçlerini beslemeye devam edelim. Bir sonraki bültenimizde yeniden buluşmak dileğiyle.
Sevgilerimizle.
Hey Yuva Rehberlik Servisi
